Nasıl Bir Sevgilisiniz

24 Ocak 2017 Yazan  
Kategori Ask

Sorumuz çok basit, nasıl bir sevgilisiniz davranışlar ile alakalı bu testte ilgi ve alaka düzeylerini esas alıp soruları bu yönde hazırladık. Örneğin, ona yeterince değer veriyor musunuz  Kararlarınızı kendi başınıza mı alırsınız yoksa, partnerinizin düşüncelerine de yer verir misiniz  Özel günler sizin için bir anlam ifade ediyor mu? Bu ve benzeri tarzda sorular ile karşılaşacaksınız Olumlu ve olumsuz cevaplarınızın yüzdesine göre farklı sonuçlar da sizleri bekliyor olacak. Belki, üzülecek yada hayır bu böyle değil diyerek kabullenmek istemeyeceksiniz. yada tam aksine işte bu! ben buyum diyerek sevineceksiniz. Küçük bir not düşelim; Aşk güven ister, özenli olmayı gerektirir, eğer bencillikten uzak durup, dürüst davranışlar sergiliyor ve buna tüm samimiyetinizle inanıyorsanız bu testi çözmenize hiç gerek yok. Peki ya sizce İlk aşkın hala aklında mı? unuttum mu yoksa  senin için hala değerli mi  yoksa herşey anlamsız mı Partneriniz ile yaşadığınız duygulardan tam olarak emin misiniz. Aslında duygusallardır belli etmezler. Ama kadınlar bunu nadiren yapar. Gelelim testimize. Kendinizi yeteri kadar romantik buluyor musunuz  İlişkinizde romantizm var mı Varsa ne seviyede. önemlidir

Ask Delilik Mi?

21 Ekim 2016 Yazan  
Kategori Ask

Aşık olunca, bedenimizdeki değişen kimya nedeniyle yanaklarımızı ateş basıyor, ellerimiz soğuk oluyor kalbimiz telaşlı atıyor, iştahımız azalıyor, midemize kramplar giriyor, kendimizi dağları delen Ferhat gibi güçlü ve dayanıklı hissetmeye başlıyoruz. Hatta ilk bir yıl, beyin geliştirici faktör denilen bir protein de üretiliyor.Bilimsel araştırmalara göre Aşk’ın, değişik hormonların ön planda olduğu üç ayrı kademesi olduğu düşünülüyor. Aşık olmak gerçekte karşı cinsten birinin genlerine duyulan bilinçsizce bir sevgi olabilir aslında.Erkeklik hormonu düzeyine  bağlı olarak yüz hatları daha keskin sert kenarlı, anlı ve çenesi geniş olanları, kadınlarda östrojene bağlı kısmen daha küçük ve yuvarlak çenesi, alnı dar dolayısıyla gözleri daha belirgin olanları çekici buluyoruz. Beyinden salgılanan dopamin, seratonin, oksitosin böbreküstü bezlerinden salgılanan adrenalin hakimiyetindeki bu dönemde iştahsızlık, uykusuzluk, sürekli eşini düşünme durumu oluyor   Aynı zamanda kokain ve nikotin tarafından aktive oluyor, neşe, heyecan enerji veriyor. Sevilen bir müziği dinlemek de aynı hormonu arttırıyor. Aşırı aktiflenmesi aksine beynin duyarsızlaşmasına neden oluyor.  Stres, heyecan hormonu, iştahsızlık, terleme, kalp çarpıntısı, ateş basması, midede asit artışına neden oluyor

Neden evleniyoruz

16 Ekim 2016 Yazan  
Kategori Ask

Acı, hüzün, mutsuzluk, önemseyecek değer verecek birinin olmaması ve tek başınalık demek. İnsanın hayatında yaşayabileceği en acı durum belki de yalnızlık. Bazı kişiler için yalnızlık bu denli zor ve dayanılmaz iken bazı kişiler için ise huzur, dinginlik, hiç kimse tarafından yönetilmemek, hayatına kimsenin karışmaması gibi olumlu anlamları içermektedir.Özellikle geleceklerini düşünen insanlar yalnızlığı daha derinden ve telafisi mümkün olamayacak şekilde hissedebilirler. Ebeveynlerinin yaşlandığını ve zamanla onları kaybedebileceğini, kardeşlerini ve arkadaşlarını ise birer birer evlilik kurumuna uğurlayan birey  tek başına kalma endişelerine kapılmaktadır.Tek başına kalma endişeleri yaşayan bireylerin çözümü iyi bir birliktelik, sevgili ve eş sayesinde aşmakta bulduğunu ifade eden Böylece evlilik istekleri yoğunlaşan birey, karşılaştığı birçok kişiye müstakbel eş gözüyle bakabilmektedir.Bazı bireylerin bu istekleri o denli fazlalaşır ki eşlerinin kendine ait özel anlarının olmasını evliliğe uygun olmayan bir davranış olarak niteleyerek onları suçlayabilirler. Daima eşleriyle birlikte faaliyet yapmak istemelerinin evliliğin bir gereği olduğunu düşünmektedirler. Aslında bunun nedeni  yalnız olmamak için evlenmiş olmalarıdır. gün içerisinde istediği herhangi bir saatte ulaşmak istediğinde  eşinin toplantısı nedeniyle ulaşamadığında, bunu kendisinin yine yalnız olmasına yorumlayarak kimsenin kendisini önemsemediğine, eşi olsa dahi yalnız olduğuna dair düşünceleri gelişir. Yalnızlık kaygısı başlı başına psikolojik bir sorun olup evlilik ile çözüm üretilememektedir. Yalnızlık hissinin bağlı olabileceği başka psikolojik sorunlar göz ardı edilmemelidir.Yalnızlık kaygısı olan ve yalnızlığını gidermek için evlenmek isteyen kişiler öncelikle yalnızlık hissine neden olan sorunlarını çözmeleri ardından yapacakları evliliklerinde daha mutlu bir birliktelik yaşayacaklarını söyleyebilirim

Mevlana Aşk

16 Ekim 2016 Yazan  
Kategori Ask

AŞK kendinde kendini bulmaktır diyerek çok daha derin manalardan bizlere seslenmiştir. Böylesine büyük, tanrısal aşk yaşayabilmek için de önce insandan insana olan aşkı deneyimlemek gerektiğine inananlardanım. Benden sana, senden bana, bizden Benden sana, senden bana  iki kişinin birbirine ayna olabilmesi ve ego kimliğinin dışına çıkıp gönül tellerini titreştirip aşk pınarını harekete geçirebilmesidir. Şems in  Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin  sözü de ikili ilişkilerin ister sevgili, ister arkadaş  kendimizi ve hayatı anlamamız için ne kadar büyük bir önem taşıdığına, insanların birbirine ayna olduğuna vurgu yapmaktadır. aşka baktığımızda aşk, hayatımızı değiştirecek bir şey değil,  aşk bizim dönüşmemize yardımcı olacak bir vesiledir. Hayatımıza giren kişi, her zaman doğru kişidir. Aynaya iyi bakarsak, altyazıları, bize anlatmak istediği mesajları okuyabilirsek, aynadaki yansımaları fark edebilirsek olumlu veya olumsuz kendimizi ve hayatı bilmeye başlarız. Her şeyden önce umutsuz ya da depresif bir şekilde aşk arayışı içindeyse insan ilk yapacağı şey öncelikle kendini sevmeye ve kabul etmeye yönelmektir. Aslında acil olan bir başkasından gelecek olan aşk, sevgi değil insanın kendini sevmesidir. Kendini seven ve değer veren bir insan aynasında da bunu görecektir. ve öz sevgisi, öz değeri olan biri karşısındakine aynı sevgiyi ve değeri verecektir. Daha olumlu bir altyazı düşünürsek mesela Kendimi seviyorum, olduğum gibi kabul ediyorum, kendimle barışık ve mutluyum. O kişi mutluluğuma mutluluk, sevgime sevgi, değerime değer katacak ve ben de onun mutluluğuna mutluluk, sevgisine sevgi, değerine değer katacağım. Birlikte dönüşüp yol olacağımız, birbirimize destek olacağımız kişiye hazır ve açığım. Böyle bir altyazıda karşımıza gelecek olan, aşk yaşayacağımız kişi çok daha farklı olacaktır. Tabii ki bunları böyle dile getirmek altyazıyı değiştirmiyor bunları hissetmek, onun içinde OLMAK gerekiyor. İşte içselleşen inanç haline dönüşen sözler evrene altyazı olarak yayılıyor. Ayrıca böyle bir aşk ilişkisi yakaladığımızda her şey halloluyor mu; tabii ki olmuyor ama keyifli, güven dolu, samimi bir kendini bilme süreci daha başlıyor. Ruhla birbirlerine daha güzel bir ayna olarak ilerliyor Arınmaya, büyümeye, güzelleşmeye hep devam Bazen acı bazen tatlı, acı olmazsa tatlıyı nasıl bilir insan Önemli olan acıya ne anlam verdiğimizdir, acının bize ne kattığıdır Aşkın da anlamı, aşkın da acısı- tatlısı herkesin kendi deneyiminde yatar, aşk konusunda samimi ve cesur yürekli olunmasına inanlardanım, tatlı bol bol farkında olarak kişisel aşkı yaşayalım ki olgunlaşalım

SEVGİ KARŞILIKSIZ

08 Ağustos 2016 Yazan  
Kategori Ask

Sevgi özel bir duygudur. Bazen sevgi kör eder insanı. Bir insanı sevdiğiniz  zaman onu mutlu etmek için elinizden geleni yapmaya çalışırsınız. Fakat sevgi karşılıksız olursa bu durum karşıdaki kişide antipati uyandırabilir. Çünkü sevdiğiniz kişinin size karşı böyle bir duygusu yoktur. Bu durumda sevgi üzülmektir bazen de. Karşıdaki kişi sizi sevmese de sizin onu ölesiye sevmeniz sizde üzüntü yaratır. Ama bir tülü vazgeçemezsiniz sevgidensevgi de insan ne yapacağını bilemez. Bir çıkmaz içerisinde bulur kendini. Sevdiğini mutlu etmek ister ama onun varlığı sevdiğini rahatsız eder. İçinde yaşar sevgisini. Kendi kendine yaşamaya başlar sevgisini. Sevdiği kişiden ayrı kalmayı istemez. Onu görmek için gizli gizli takip eder. Hem onu rahatsız etmez hem de kendisi sessizce görmüş olur. Uzaktan sever sevdiğini.Her zaman karşılıklı yaşanan sevgiler yoktur hayatta. Karşılıksız sevgiler de vardır bu dünyada. Fakat karşılıksız da olsa sevgiyi yaşamak çok güzeldir. İnsan sevgiyi bu şekilde de olsa yaşamaktan vazgeçmez.

Erkekler neden ağlar

23 Haziran 2016 Yazan  
Kategori Ask

Aslında özünde çok duygusal olsa da, duygularını dışarıya vurmayı öğrenmek için sizin yardımınıza ihtiyacı vardır.göre, onun normalden daha durgun olduğunu gördüğünüzde, işte bir sorun yaşayıp yaşamadığını sorun. Sorun bu olmasa bile, siz ona sorduktan sonra, size açılmak için daha istekli bir hale gelecektir. Çok hızlı olmayacaktır belki ama size olan güveni arttıkça, duygularını daha kolay göstermeye başlayacaktır. Erkeklerin içinde bir yerde, sizi etkileme güdüsü vardır ve bu yüzden de size karşı herhangi bir açık vermek istemezler. Sizin göreviniz ise, duygusallığın bir erkekte bulunabilecek en güzel özellik olduğunu onun anlamasını sağlamaktır.Burada asıl sorun, fiziksel ve sözlü olarak duygularının derinliğini anlamakta zorluk çekecek olmanızdır.  Özel anlarınızda rahat olması için onu cesaretlendirin. Bir erkeğin tamamen teslim olup, rahatlamasının çok seksi olduğunu söyleyin  diyor Kudia. Eğer maço erkek tavırlarının kabul görmediğini hissederse, yelkenlerini suya indirecek ama asla elinde bir mendille ortalarda dolaşmayacaktır.Erkek arkadaşınızın, her duygusal anınızda veya acıklı bir film seyrederken gözleri yaşarıyorsa, bilin ki kendinize bir koca buldunuz   Bu, kendi duygularını açıkça gösterebilecek, olgun ve duygusal bir erkektir diye açıklıyor Kudia ve ekliyor  Duygularını kelimelerle veya hareketleriyle açıkça ifade eden iletişimi güçlü bir erkektir Kendi duygularıyla barışık olduğu   sizin duygularınızı da sezecek ve anlayacaktır. Mesela, ilişkinizi bir adım ileriye taşımak istediğinizi veya cinsel hayatınızda yapmak istediğiniz değişiklikleri siz söylemeden anlayacaktır. Eğer anlamazsa da, önceliği sizi mutlu etmek olduğundan, yapacağınız mantıklı bir öneri etkili olacaktır

İnsan neden aldatır

23 Haziran 2016 Yazan  
Kategori Ask

Aldatmanın nedenleri arasında ilişkinin monotonlaşması, duygusal ya da cinsel tatminsizlik, iletişim sorunları, heyecanın azalması, eşin çekiciliğini yitirmesi, cinsel sorunlar, macera arayışı, hamilelik ya da bir hastalık, uzun süre ayrı kalmak, cinsel açıdan kendini kanıtlama ihtiyacı ve buna benzer pek çok neden sayılabilir. Bu nedenlerin nihai amacı kişinin mutlu olmaya çalışmasıdır. Aldatma, bir yol kazasıdır ve ilişkinin her aşamasında görülebilir. Aldatma duygusal ve cinsel olarak ikiye ayrılabilir. Var olan bir ilişki varken bir başka partnerle cinsel ilişkiye girmek cinsel aldatma, duygusal bir yakınlık yaşamak veya bir başkasına aşık olmak ise duygusal aldatma olarak değerlendirilir. Erkekler daha çok cinsel aldatmayı tercih ederken kadınlar ise daha çok duygusal aldatmadan yanadır. Ayrıca duygusal aldatma cinsel aldatmaya göre içinden çıkılması daha zor bir durumdur ve asıl aldatma budur.Kabullenilmesi ve affedilmesi zor olan aldatma, ilk bakışta bir eşin diğerine ihaneti, sadakatsizliği olarak görünür. Ancak daha derinlere bakıldığında aldatmanın gerçek nedenlerine ulaşılır. Bu nedenlerin altında yatan ise, eşlerin kişisel özellikleri ve birbirlerine karşı tavır ve davranışları sonucunda ilişkide yaşanan sorunlardır. Bu açıdan bakıldığında, aldatma aslında iki tarafın da dâhil olduğu bir sonuçtur. Yani, bu sonuçta sadece aldatan değil, aldatılan da rol oynar. Aldatma cinsiyete özgü bir olgu değildir, kadın da erkek de aldatabilir. Toplumsal baskı nedeniyle aldatma, kadınlarda erkeklere oranla daha az görülür.

Neden evlilikten korkuyoruz

23 Haziran 2016 Yazan  
Kategori Ask

Evlilik  kendini anlamak, eşini anlamak, problemlere çözüm üretmek, farklılıkları kabul edebilmektir. Öncelik olarak evliliği düşünen kişiler olgunlaşmış olmalı, kendi kararlarını kendi verebilmeli, çıkacakları yeni yolda ailesinden kopup bireyselleşmeli ve sorumluluklarını yerine getirebilmelilerdir. Bunları başaramayan kişi hayatın ve evliliğin zorluklarıyla baş edemeyecek düzeyde olmaktadır ve bu yüzden kişilerde evlilik korkusu yaşanmaktadır.Erkekler ve kadınlarda ortaya çıkan evlilik korkusu, belirli bir yaş dönemi geldiğinde bireyin, aile ve çevre baskısı görmeye başladığında ortaya çıkar. Toplum, evliliği ideal kılıp sonu olmayan bir yaşantı halinde bireylere sunduğunda ise stres ortaya çıkmaktadır. Erkek ve kadınlar evlilik stresini farklı şekilde yaşamaktadır. Evlilik yolunda adım atan eşlerin evlilik öncesi yaşayacakları sorunları, kendileri çözmeleri de önemlidir. Bireyler birbirileriyle iletişim kurmada sorun yaşıyorlarsa öncelikle yapmaları gereken şey birbirilerinin iletişim dilini öğrenmek ve empati kurabilmeleridir. İyi bir iletişim dili, sorunların çözülmesinde büyük etkendir. Eşinin güvenini, desteğini her zaman arkasında hisseden bireyler kendilerini daha güvende ve huzurlu hisseder. Eşler birbirilerini incitmemeye, kırmamaya özen göstermeli, birbirilerine saygı göstermeli ve fikirlerine önem vermelidirler. Evlilikte birey olabilmek hem kişinin ruh sağlığı hem de eşlerin ilişkileri açısından önemlidir

Aşkın Kenara Bırakabilirmisin

10 Ocak 2016 Yazan  
Kategori Ask

Yüzyıllar boyu üzerine milyonlarca şey söylenen aşk, kimi insanların bu hayata bağlanmasını sağlarken, kimisinin de bu güzel hayata küsmesine ve hatta erken veda etmesine neden olur. Peki, bu işin mantığı nedir  Ya da aşk bir mantığa oturtulabilir mi  Aşk kalbin içinde mi aranmalıdır yoksa mantığa oturtulabilen bir şey midir  Kurallarını belirleyebildiğimiz bir duygu seli mi yoksa ipe sapa gelmez bir çılgınlık mıdır.Aşk genellikle sonu hüsranla biten ama yaşanıldığı süre boyunca insanı gökyüzünde bir yerlerde dolandıran eşsiz bir duygudur. Yaşamı anlamlı kılan ve aynı zamanda anlamsızlaştıran bu duygu; kavuşsan ayrı, kavuşamasan ayrı dertleri içinde barındırır. İlk görüş, özlem, mutluluk, gözyaşı, el ele tutuşmak ve daha nice anların biriktiği şeylerin toplamının aşkta buluştuğunu söylememiz yanlış olmayacaktır. Hayatın olmazsa olmazıdır, ama ne olduğunu ne de olmadığını tam manasıyla bilmek imkânsızdır. Bilinmezin tutkusudur aşk aslında ve genellikle kuralsız yaşanması önerilmektedir. Burada kuralın aşkın kuralı olmadığını bildirmemiz gerekir. Aşk yaşadığımız dünyanın ve insanların belirlediği bütün kurallardan çok ötede bağımsızlığını ilan etmiş tek şeydir. Ve aşk kuralsız yaşanmalıdır Herkesin yaşadığı aşkta farklıklar olmakla birlikte, genel manada aşkın kanunu, kuralları vardır. Gönülden sevenler bunu bilir, bilmek zorundadırlar. Göz teması kurmak bu kuralların başında gelmektedir. Gözler kalbin aynasıdır sözü boşuna söylenmemiştir. Aşkta konuşmadan da anlaşabilmek mümkündür. Gözlerini okumayı öğrenmek yeterlidir. İnsanın neye kızdığını, nasıl olduğunu, ne düşündüğünü gözleri her şeyden önce gözleri ele verir. Gözlerine bakın. Yalanlarla hayat yürümüyor. Aşkın da en büyük kırılma noktası yalandır  O yüzden aşkın içine yalan sokmak, aşkın sonunu getirmenin ilk adımıdır. Yalan söylemeyin! Eller de birçok duyguyu gün yüzüne çıkarmakta ustadır. Elleri terlediğinde heyecanlanmıştır, titrediğinde sıkıntılı bir durum söz konusudur, kıtlatmaya başladığında sıkılmıştır. Âşıkların elleri hep bir arada olmalıdır. El ele tutuşun! Sarılmak duygu aktarımının en güzel ve en sıcak yollarından biridir. Sarılın! Özlemek de aşkı çoğaltan etkilerden biridir. Arada birbirinizi özleyerek aşkınızı yüceltin. İnsan güzel sözler duymaktan haz alır. Özellikle sevgilinize aşkın sözleriyle hitap etmekten kaçınmayın, aşk kanunu bunu gerektirir. Anlar biriktirmek, anıları saklamak aşka sahip çıktığınızı gösterir. Sevgilinizin en ufak şeylerini bile zihninizin bir köşesine not edin! Başka aşklara öykünmek, başka aşkları taklit etmek; aşkınızın yıpranmasına ve bağını zayıf olmasına neden olur. Sevdiğiniz sizden saf, tertemiz bir aşk beklemekte, Onu gönülden sevin. Özgün olun ve aşkınızı, kuralları bir kenara bırakarak, kendi aşk kurallarınızı yazarak yaşayın ve yaşayalim

Rüya ve Aşk

10 Ocak 2016 Yazan  
Kategori Ask

Aşk Ey Nasıl bir duygusun ki insanı bir anda altüst edebiliyorsun Nasıl bir acısın ki insanın kalbini acıtıyorsun. Evet kalbini acıtıyorsun diyorum, çünkü gerçekten kalbimin acıdığını hissediyorum  Sanki parmağın kesilir de acır ya İşte öyle bir acı Aşkın insana bu kadar ızdırap vereceğini bilseydim hiç sever miydim bu kadar Hele ki bir gün mutlaka biteceğini bilerek  Ayrı dünyalarda yaşayan iki zıt kutup  Daha ne kadar bir arada kalabilirlerdi ki  Kim bilir beklide bu zıtlıktı bizi bu kadar zaman bir arada tutan ve farkında olmadan beni daha da çok sana bağlayan Zaman geçtikçe küllenecek diye beklerken daha da çok alevlenen bir acı sensizlik Ama biliyorum, elbet bir yerde bitecek  Hiç bir acı sonsuza kadar sürmezmiş derler Elbet bir gün benim acımda son bulacak  Bütün bunlar hiç yaşanmamış gibi İnsanı en çok üzen şey galiba verilen emekler Aşk ve sevgi için yapılan fedakarlıklar Yılların birikimi Keşke mümkün olsa da bazı şeyleri hiç yaşanmamış kılabilse insanoğlu  Hani hep söyleriz ya keşkelerimiz olmadan yaşayabilsek keşkelersiz bir dünyada…Ama maalesef olmuyor işteKeşke sevmeseydim, keşke aşık olmasaydım keşke karşıma çıkmasaydı Keşke şöyle olsaydı Keşke böyle olsaydı Keşke Yapacak hiçbir şey yok Tek çare zaman  Zaman her şeyin ilacı  Sabırla bekleyeceğiz acımızın geçmesini Şayet yapabileceğinize inanıyorsanız size ufak bir tüyo vereyim Kendinizde o cesareti bulabiliyorsanız yeniden aşık olmayı deneyin, hayata yeniden bağlanın Unutmayın Hayat hala devam ediyor Her doğan  yeni gün yeni sürprizlere İnancınızı hiçbir zaman kaybetmeden acısız aşkı bulmanız ümidi ile

Sonraki yazılar »


Gazete oku