Dini Sohbet islami Chat Muhbbet

24 Ocak 2017 Yazan  
Kategori isLam

Sohbet islami sohbet sitesi. Türkiye ‘nin en yeni islami sohbet sitesi olan herkesin rahatlıkla kullanabileceği seviyeli sohbet odalarından oluşmaktadır. Sitemiz 7 / 24 online sohbet hizmetini ücretsiz ve üyeliksiz olarak sunmaktadır. Mobil sohbet olarakta sitemizde uygulama indirmeden dini sohbet odalarımıza bağlanabilirsiniz. Herkesin sohbet edebileceği islami chat sitemizde kurallarımız mevcuttur.Türkiye nin her yerinden ve Dünyanın her köşesinden pek çok insan ile bu  tanışmak ve arkadaş olmak dini sohbetler yapmak bu Dini sohbet siteleri ile günümüzde en çok talep gören ziyaretleri ile de günümüzde en çok ilgi gören sohbet ve muhabbet sitesidir. Bu açıdan da günümüzde en çok rağbet gören bu  sohbet odalarından siz de ücretsiz olarak yer alarak sizlere sunulan bu fırsattan yararlanırsınız. Hemen aramıza katılarak olun ve bu şanslardan yararlanın. İnternet evlerimize iş yerlerimize gelmesi kullanımda büyük bir hızla yayılmıştır. Her güzel şeyin bir kötü yanı olduğu gibi sosyal medyanın da kötü yanları var tabii ki. Sosyal medyada insanlar sosyalleştiğini sanırken aslında git gide normal hayattan uzaklaşıyoruz. haberler anında tüm dünyaya yayılabilmektedir, bu sayede en güncel haberleri anında öğrenmiş oluruz. Bunun yanında face  twitter gibi sosyal ağlarda insanlar birbirleri ile konuşabilir grup sohbetler yapabilir ve sosyalleşme işlem İnternet üzerinden de gerçekleştirilebilir özellikle face veya twitter gibi sosyal ağların gençlerde bağımlılık yapıcı etkisi olduğu belirlenmiştir

İslam Baristir

07 Aralık 2016 Yazan  
Kategori isLam

Kur an  göre kim toplumda barışı bozuyorsa o şeytanın yolunda gidendir. Şeytan ise Allah  isyanın bir sembolüdür ve kötülük odağıdır. Onun bütün amacı, müminleri, bir barış yurdu olan cennete gitmekten alıkoymaktır. Ama unutulmamalıdır ki insan izin vermedikçe şeytanın üzerinde hiçbir etkisi olamaz. Kur an da bildirildiğine göre Allah ın ihlaslı kulları üzerinde onun hiçbir hâkimiyeti olmayacaktır. Dinimiz, barış ortamın sağlanması için haksızlığı, adaletsizliği, alaycılığı, laf taşımayı ve dedikoduyu yasaklamış, bunları günah olarak öğretmiştir. Peygamberimiz bir hadisinde Müslüman  şöyle tanımlamıştır. İslamiyet  hakim olduğu her yerde barış ve huzur, İslamiyet’in olmadığı veya eksik, yanlış, hatalı uygulandığı her yerde de kan ve gözyaşı olmuştur. Buna tarihten Yaşadığımız toplumda çatışma ve kavgaları ancak barış dilini yaygınlaştırmakla durdurabiliriz. Çünkü selam, salt bir söz değil, nasılsın demek, onun bir problemini çözmek, yarasına merhem olmak ve onu insan yerine koymaktır. İşte bu İslam ın insana bakışı ve getirdiği değerlerin yüceliğini gösterir. Böyle bakışın yaşam tarzı haline geldiği bir toplumda, gerçek anlamda barış ve güven sağlanabilir.İnsanlık tarihi boyunca, yeryüzünde barış yolunda sürdürülen mücadeleler hiç de kolay olmamıştır. Birey ve toplumları barışa çağıran ve içtenlikle barışın gönüllü elçiliğini yapan bütün peygamberlerin ortak çabası, insanlığı barışa ve huzura kavuşturmaktır. Dolayısıyla Müslüman’ın amacı da bu dünyayı bir barış yurduna çevirebilmek olmaktır. Öte dünyada selam yurduna, cennete kavuşacak olanlar, ancak bu dünyayı bir barış ve esenlik yurduna dönüştürmek için çaba harcamalıdır

Ameller Niyetlere Goredir

07 Aralık 2016 Yazan  
Kategori isLam

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, bu hadisi şerifte, amellerin niyetlere göre karşılık göreceğini çok açık bir şekilde beyan etmiştir. Birçok alim, kitabına bu hadisi şerifle başlamış, böylece, yapılacak her işte, amellerin niyetine dikkat edilmesini ve bütün çalışmaların Allah rızası için olmasını tembih etmişlerdir. Mesela, bir kişi ilim öğrenmeye karar verdiğinde Ben ilim öğrenip hem kendim amel yapacağım hem de başka insanlara öğreteceğim.  gibi bir niyet içerisinde olsa onun niyeti Allah içindir. Allahu Zülcelal, o niyete göre ona mükâfat verecektir. Bunun tersine, ilim öğren meye giderken, bir mal elde etmek ya da bir kadınla evlenmek için gitmişse bunun yönelişi  hicreti de bunlardan birine olmuş olur. Ve bunun samimi, halis niyetle hiçbir bir alakası yoktur. Bu hadisi şeriften de anlaşıldığına göre, bir kişi herhangi bir hayrına gıpta edip,  keşke benim de malım olsaydı ben de sadaka verseydim  veya ilim sahibi ve insanlara faydası olan bir kişiye bakarak,  keşke ben de ilim öğrenseydim de hem kendim faydalansaydım hem de başkalarına öğretseydim  diyerek, samimiyetle niyet ederse Allahu Zülcelâl o kişiye, sanki o amelleri yapmış gibi mükâfat verecektir. Allahu Zülcelal’in razı olabileceği iyi bir amelle karşılaştığında, hemen niyetini kontrol etmeli ve Allah için olmasına çalışmalıdır. İnsan bütün amellere bu şekilde başladığı zaman, kolay kolay hata da işlemez ve daima hayırlı amellere niyetli olur. Allahu Zülcelâl hepimizi, niyeti halis olan kullarından eylesin

Muharrem ayı başlıyor

30 Eylül 2016 Yazan  
Kategori isLam

Muharrem Ayı, Hicri senenin ilk ayı olması nedeniyle önemli olmasının yanında tarihte bu ayın ilk 10 günü içinde gerçekleşen olaylar nedeniyle Müslümanlar için ayrı bir yeri vardır. Kuran-ı Kerim de Tevbe Suresi’nin 36. ayetinde mealen Yüce Allah şöyle buyurmuştur  Muhakkak ki, Allâhü Teala katında ayların sayısı, Cenâb-ı Hakk’ın kitabında gökleri ve yeri yarattığı günden beri on ikidir. Bunlardan dördü haram  hürmetli  olanlardır. Ayette bahsi geçen aylar ise Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarıdır.Muharrem ayından bir gün oruç tutan kimseye, bir gününe karşılık otuz günlük sevab vardır. Ramazan orucundan sonra oruçların en faziletlisi Muharrem ayında tutulan oruçtur.  buyurarak bu ayda tutulan orucun önemine dikkat çekmiştir. Muharrem ayında Rabbimizden günahlarımızın affı için bol bol tevbe istiğfar edilebilir. Hicri senenin ilk ayının ilk gecesi, tevbe istiğfar etmek için tesbih namazı kılınabilir. Bu namazı aşağıdaki tarif edilen şekilde eda edebilirsiniz

Gıybet Nedir

30 Haziran 2016 Yazan  
Kategori isLam

Kuran  Kerim gıybeti, ölmüş kardeşinin etini yemeye benzetiyor.Yüce Yaratıcı’nın bu ikazına rağmen, Müslümanlar bu büyük günaha ara vermeden devam ediyorlar. Gıybet, hakkında konuştuğumuz kişinin duyduğunda hoşlanmayacağı sözlerdir.Başkalarını, yanımızda bulunmayanları , gıyaplarında çekiştirmektir.Çoğu kişi söylenenler doğru olursa, gıybet sayılmayacağını sanıyor. Oysa söylenen doğruysa, gıybettir. Eğer söylenen doğru değilse, o zaman çifte günah imleniyor demektir. Çünkü birine yapmadığı bir kötülük isnat edilirse, bu işin adı iftiradır.Benim başıma sıkça gelmektedir. Gıybete başlayan birini ikaz ettiğim zaman, çoğu defa feveran ediyoruz

Yemin ederim anlattıklarım tamamen doğrudur. Gözlerimle gördüm

İşte budur gıybet

Doğru da olsa, anlattığın yerde bulunmayan kişinin duyunca hoşlanmayacağı şeylerdir

Beni bir dernek lokalinde sohbet için davet etmişlerdi. Sohbetin konusunu gıybet olarak tespit etmiştik. Bir saatlik konuşmanın sonunda, dinleyicilerimden nüktedan bir zat dedi ki

İyi de efendi, biz şimdi burada sabah akşam ne konuşacağız

Bu arif kişi çok doğru söylüyordu.

Birçok sohbet mekânında, gerçekten gıybet yapılmasa, söz öylesine azalır ki

Bakıyorsunuz, kahvede, lokalde, çayhanede, ev toplantılarında hep gıybet var.

Ya bir siyasînin, ya bir komşunun, ya bir sanatçının, ya bir akrabanın gıybeti yapılıyor.

Yani Kuran ın deyimiyle, ölmüşünün eti yeniliyor.

Oysa bu türlü konuşmaların hiçbir faydası yoktur.

Üstelik insanın içini karartır, ümitsizleştirir ve toplumdaki güven duygularını yok eder.

Hem zaman israf edilmiş, hem de durduk yere günaha girilmiş olur

Gıybet, yapanın içini karartır, kendine olan saygısını kaybettirir. Hep başkalarıyla uğraşan, kendisinin değersizliğini kabul ediyor demektir.

Bahsedeceği şeyi bilmeyen, kültürsüz, fikirsiz insan hep konuşur. En kolay sohbet mevzuu olan gıybete kayar.

Çünkü kendi değerleriyle kendini kabul ettiremeyenler, başkalarının eksikliklerini söyleyerek bir varlık göstermek isterler. Ötekini batırarak kendini yüceltmeyse şerefli insanlara yakışmayan kötü bir haslettir.

Gıybet, yapısını, fıtratını bozduğu insanların meydana getirdiği toplumları da zehirler. Kimse kimseden emin olamaz.

Peygamber Sevgisi

25 Haziran 2016 Yazan  
Kategori isLam

Kuranın medine mazhar olan sahabilerde bunun birçok canlı misalini görmek mümkündür. Onlar bu yolda eşsiz ve erişilmez fedakarlık örnekleri vermişlerdir.  İnan­dık  demekle yetinmemişle  Re­su­lul­laha   sevgi uğrun­da her türlü zulme ve iş­kenceye göğüs germişlerdir. Bu uğurda gerektiğinde yurtlarından, mallarından ve can­larından fedakarlık etmişlerdir. Onların Re­su­lul­laha olan sevgileri, yavrusunu koru­mak için kendisini tehlikeye atan bir an­nenin ciğerparesine olan şefkatinden daha fazlasiyla Sahabei Kiram, sevgiyi ruhlarının gıdası olarak görüyor, o sevgiyle kalplerinin canlanacağına inanıyorlardı. Bu, onlar için en büyük bir zevkti. Çünkü onlar, hadiste be­lirtilen imanın zevkine erdiren üç şeyden birinin  Allah ve Resulu nü her şeyden çok sev­me olduğunu çok iyi kavramışlardı. O zevkle ken­dilerini tehlikelere attılar, nice güç­lüklere katlandılar.Bu emirler ışığında yaşamayı gaye edinen sahabilerin en mühim meselesi, Re­su­lul­lahın sevgisini kazanmak, ona olan bağlılıklarını göstermekti. Ona olan bağlılıklarının yolu da onu dinlemek ve ona tabi olmaktan geçiyordu Allah tan sonra en çok sevgiye layık olan, şüphesiz, Allah Resulü dür. Re­su­lul­lah  en çok sevenlerin başında ise Sahabe gelir

AKRABA ZİYARETİ

24 Haziran 2016 Yazan  
Kategori isLam

Çocuklarınız konusunda Allah, erkeğe iki dişinin hissesi kadar tavsiye eder. Eğer onlar ikiden çok kadın ise  ölünün  geride bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Kadın veya kız  bir tek ise, bu durumda yarısı onundur.  Ölenin  Bir çocuğu varsa, geriye bıraktığından anne ve babadan her biri için altıda bir, çocuğu olmayıp da anne ve baba ona mirasçı ise, bu durumda annesi için üçte bir vardır. Onun kardeşleri varsa o zaman annesi için altıda bir dir.  Ancak bu hükümler, ölenin  Ettiği vasiyet veya  varsa  borcun düşülmesinden sonradır. Babalarınız, oğullarınız, siz onların hangilerinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilmezsiniz.  Bunlar  Allah tan bir farzdır. Şüphesiz Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibi olandır.Anne-babanın ve yakınların geride bıraktıklarından ve her birine mirasçılar kıldık. Yeminlerinizin  akid ile  bağladığı kimselere de kendi paylarını verin. Şüphesiz, Allah, herşeye  şahid olandır.Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını okuyayım  O na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anne-babaya iyilik edin, yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Sizin de, onların da rızıklarını Biz vermekteyiz. Çirkin-kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın. Hakka dayalı olma dışında, Allah ın  öldürülmesini  haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte bunlarla size tavsiye  emr  etti umulur ki akıl erdirirsiniz.Eğer size karşı galip gelirlerse size karşı ne ‘akrabalık bağlarını  ne de  sözleşme hükümlerini gözetip tanırlar. Sizi ağızlarıyla hoşnut kılarlar, kalpleri ise karşı koyar. Onların çoğu fasık kimselerdir

HER AN ALLAH’I ANABİLİRİZ

24 Haziran 2016 Yazan  
Kategori isLam

Allah’ın güzel Sıfatları anlamına gelir. Allah insanı yarattıktan sonra onu diğer canlılara üstün kılmış ve kendi sıfatlarından bazılarını insanın genetik şifresine kodlayarak insanı Halife ilan etmiştir. Bizleri halife kılarak dünya üzerinde tasarruf sahibi olmamızı istemiştir. Yani bizler Allah’ın halifeleri olarak kendi yaşamlarımızı kendimiz yönetebilme hakkına sahip olduk. Allah bizlere kendi Esmalarından yükleme yaparak bizi halife ilan etmiş oldu. Bizler de Esmaları kullanarak genetik kodumuzda var olan enerjileri aktive ederek yaşamlarımızı şekillendirebiliyoruz. Bu bilgiler gerçekten hazine değerinde. Muhteşem bir sistem, kim bu sistemi kullanırsa yaşamını arzu ettiği yönde yönlendirebiliyor. Bu konuyla ilgili detaylar  Esmaların Gizli Hazines. Öncelikle biz niye abdest alıyoruz, bunu bilmemiz lazım. Abdest almamızın amacı sadece bedeni temizlemek değildir. Bizim zihnimiz sürekli çalışarak statik elektrik üreten bir mekanizmadır ve bu statik elektrik fiziksel bedenimizde ve enerji bedenimizde radyasyon oluşturur. Radyoaktif alanlar bizlerin enerji ile beslenmesine engel olan kütleler oluşturur. Ayrıca gün içerisinde yaşadığımız stres içerikli ve öfkelendirici deneyimler esnasında oluşan kimyasallar da statik elektrik oluşturmamıza sebep olur. Bilindiği gibi doğada statik elektrik iki yolla boşalır. Biri su ile diğeri de topraklanarak. Bedenimizdeki ve enerji alanımızdaki statik elektriği boşalttığımız ve arındığımız zaman yüksek ve rahmani enerji kanallarıyla bağlantıya geçebiliyoruz. Bu nedenle Allah bizlere su ya da toprak ile abdest almamızı önermiştir. Bana göre,  Rabbim beni nefsimin ve zihnimin oluşturduğu zararlı enerjilerden arındır” dualarıyla yapılan her duş alma eylemi bile bir abdesttir. Bu nedenle bedenimizde ve enerji bedenimizde bulunan statiği boşaltarak Esmaları zikretmek ya da dualarımız yapmak daha işlevsel olacaktır. Bununla beraber abdestsiz bile olsak daima yüreğimiz zikir çekebilir. Benim kalbim, yürürken, konuşurken, otururken, her dakika her nefesimde zikir çekerek Allah ı anıyor. Sizlere de öneririm

ALLAH’IN KULUNU SEVMESİ

24 Haziran 2016 Yazan  
Kategori isLam

Resûlullah  aleyhissalâtu vesselâm  buyurdular ki Allah Teâla hazretleri şöyle ferman buyurdu Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım  aynî veya kifaye  şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı  aklettiği kalbi, konuştuğu dili  olurum. Benden birşey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mü min kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem. beni anar ve günahlardan sakınır. Ben de onu, meleklerin yanında anar ve günah işlemekten muhafaza ederim. Sevmediğim kulun da iki alâmeti vardır. Beni unutup, hiç anmaz, günah içinde yüzer. O kibirlidir, kötülük işler ve cimridir. Böyle olana gazap ve azap ederim. Beni sevenin sevgilisiyim. Beni gerçekten seveni, herkesten üstün tutarım. Beni arayan bulur; başkasını arayan beni bulamaz. Öyle kullarım vardır ki, ben onları severim  onlar da beni sever. Onlar beni anarlar, ben de onları anarım. Onların yolunda olanı severim. Onların yolundan ayrılana buğzederim. O kullarım, gece olup, herkes sevdiği ile meşgul olurken, onlar yatıp uyumaz, benimle beraber olur, namaz kılar, nimetlerime şükreder, gözyaşı dökerler. Bütün sıkıntılara beni sevdikleri için katlanırlar

ALLAH İÇİN AKITILAN GÖZYAŞI

24 Haziran 2016 Yazan  
Kategori isLam

Hiçbir damla yoktur ki o, Allah katında O nun korkusuyla dökülen gözyaşı damlasından veya Allah yolunda akıtılan kan damlasından daha makbul olsun  diye buyuran Efendimiz’in sözü, istikametini kaybeden Müslümanların kalplerinden taşra düşmüş olacak ki İslâmlar sefil haldedirler.
Allah ın, üstünlük bakımından gözyaşını şehitlerin kanları ile bir tuttuğunu söyleyen Hz. Mevlana, Mesnevı sinde gözyaşını katılaşmış kalpleri dirilten yağmura benzetir, ağlayan ilk insanın Hz. adem olduğunu anlatır O dünyaya gözyaşı dökmek için gelmiştir. Onun çocukları olarak insanlar onun gibi gözyaşı dökmelidir. Akıtılan her gözyaşı… birer inci, hatta ondan daha kıymetlidir. Devam eden gözyaşı ve hüzün kalbi nurlandırır.Gözyaşları ile yıkanan yüzden daha temiz yüz olamaz  dendiğine göre Seccadeye kaç damla gözyaşı bıraktınız  Her gözyaşı bir yürek, bir merhamet, bir vicdan demektir.  Allah ım, ağlamayan gözlerden sana sığınırım diye niyaz edenlerden olmak gerek. Allah rızası için gözünüzden yaş eksik etmeyin.Müslümanın alameti gözünden akan yaştır ki her an gözyaşı ile dolu olmalı. Her damla Allah katında karşılık bulacaktır. Dirlik ve birliği sağlamanın en güçlü tâlimi gözyaşı dökmektir. O nun yolunda dökülen gözyaşı iman ve kalp gücüyle dökülmeli.Gözyaşını döken bilir. Gözyaşı, yüreğin boşalmasıdır; halden hale geçişi ifade eder. Bazan tövbedir, duadır, şükürdür. Bazan gönüllerin inşirah bulmasıdır. İnsanın ölü veya diri olduğu gözyaşlarından belli olur

Sonraki yazılar »


Gazete oku