Okul çantası nasıl olmalı

21 Ekim 2016 Yazan  
Kategori kadinca

Yapılan araştırmalara göre ağır çantayla okula giden çocuklarda, yaşla birlikte bel Ağrı sının arttığı, hatta 07 11 yaş arasında en az bir kere bel fıtığı şikayeti ile doktora başvurma oranının %70 lere çıktığını söylüyor. Belirli bir ağırlığa sahip sırt çantası taşımanın çocukların kas ve kemiklerini güçlendirdiğini kaydeden Burada en önemli nokta çantanın ağırlığının kontrol altında olması. ust sınır %70 olsa da çocuğunuzun omuzlarında, vücut ağırlığının %12 undan daha fazla yük taşımasına izin vermeyin Çanta ağırlığının vücut ağırlığının %50 sinden fazla olması durumunda bel fıtığı riskinin arttığına dikkat çeken , çanta hazırlanırken; uzak mesafe, merdiven inme çıkma, yokuş inme çıkma gibi etkenlerle bu ağırlığın vücuda daha fazla etki edeceğinin unutulmaması gerektiğini belirtiyor. Vücudu çaprazlayan ve tek taraf yük bindiren sırt çantaların, tek omuza takılan çantalara göre omurga düzgünlüğünü daha fazla koruduğunu da , ebeveynlere şu tavsiyelerde. Çantayı ilk kullanımda siz ayarlayın. Ağrı hissedip hissetmediğini, rahat taşıyıp taşıyamadığını, omuz ve bel kemerlerinin omzu ve beli tam olarak sarıp sarmadığından emin olun. Çocuklarınıza her iki omuz askısını kullanmasını sıklıkla anımsatın. Tüm ağır cisimleri öne eğilmeden, bacak kaslarını kullanarak ve vücuduna yakın tutarak kaldırması ve taşıması gerektiğini öğretin. Tüm bunları öğretmek çocuğunuzun omurga sağlığını koruyacaktır. Öğretilerinizin çocuğunuzda davranışa dönüşmesini istiyorsanız tüm bunları sizin de uygulamanız gerekir

Gülsuyuyla sivilcelerden kurtulmanin yolu!.

15 Mayıs 2015 Yazan  
Kategori kadinca

Yıllar önce keşfedilen gülsuyu cilt icin oldukça faydalıdır.. Güzel kokusunda faydalanılarak ihtiyaç halinde parfüm değeri verilmiş.. aynı zamanda cilt bakımında da kullanılmış..dedi. Dermatec Polikliniği Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek. sivilcelere karşı gülsuyu önerisinde bulunarak söyle konuştu cildi nemlendirme ve temizleme özelliğine sahip gül suyunu.. buzdolabında saklayıp soğuk soguk uygularsanız. aynı zamanda yüzünüzün kan dolaşımını da hızlandırmış olursunuz. Böylece gülsuyu ile nemlenen yüzünüz.. doğal canlı görünümüne de kavuşur.. Özellikle makyaj temizlemek için faydalanabilirsiniz. Gülsuyunda dikkat edeceğiniz en önemli husus yüzde 100 doğal olmasıdır.. Gülsuyu her cilt için uygundur. Yağlı cildin nem dengesini saglar. kuru cildi nemlendirir. akne ve sivilcelerle savaşır.. Gülsuyunun cilde diğer bazı faydaları ise şunlardır.ciltteki kızarıklık ve şişkinliği alır.. tıkanmış gözenekleri açar. cilde ışıltı.enerji verir, sivilceleri kurutur. cilt kuruluğunu önler gibi. Yaglı cilt görünümünü ortadan kaldırmak için haftada 5 kere Gül suyunu pudra ile karıştırarak maske hazırlayıp yüzünüze uygulayın. Bu maskeyi yine gülsuyu ile temizleyin. Sivilceli ciltler için ise sabah saatlerinde de bir pamuk yardımı ile sivilceli bölgelerinize gül suyunu sürün. Bu işlem sivilceleri kurutacaktır.

Bol Sabun Kullanmak Kanser yapabilir

14 Mayıs 2015 Yazan  
Kategori kadinca

Uzmanlar hemen hemen her gün kanserle ilgili yeni veriler paylaşıyor. Kozmetik ürünlerden, gıdaya, kıyafete kadar kanser vakalarını sık sık okuyoruz. Uzmanlar bu kez  sabun kanser yapabilir diye açıklamalarda bulunuyor. Deride antisepitik olarak sabunlara eklenen bir madde olan triclosanın kanserojen olabileceği ile ilgili şüphelerin olduğunu belirttildi. Kanserin dünyada ve Türkiye’de sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp ve damar hastalıklardan sonra ikinci sırada yer aldığını belirtiliyor. Subat Dünya Kanser Günü sebebiyle açıklama yapan Dermatoloji Uzmanı Dr. Şerafettin Saraçoğlu, deride antisepitik olarak sabunlara eklenen bir madde olan triclosanın kanserojen olabileceği ile ilgili şüphelerin olduğunu belirtti.Kozmetik ürünler ya da içeriğindeki bazı maddelerin uzun dönem kullanımının sağlık sorunlarına neden olup olamayacağı net değildir. Uzun süreli testlerin bu kadar çok üründe yapılma şansı da bulunmuyor” diyen Dermatoloji uzmanı Dr. Şerafettin Saraçoğlu, Kozmetik ürünler çok geniş bir yelpazede yer alırlar. Bu ürünler bazı kişilerde sağlık sorunlarına neden olabilir. Genellikle deride veya gözde tahriş, alerjik sorunlar en sık görülen yan etkilerdir. Bu tür yan etkiler genelde kısa sürelidir ve tekrar temas edilmediği sürece yeniden sorun yaşatmazlar. Kozmetik ürünlerde kullanılan ürünlerin önemli çoğunluğu cok düsük oranlarda bulunurlar. Aslında bazı ürünlerin yüksek yoğunlukta bulunması halinde tahriS edici, yakıcı özellikleri var ise de çok düsük yoğunluklarda bu tür etkiler görülmeyebilir diye konuştu Saraçoğlu, deri kanserine veya farklı sorunlara yol açan başlıca kimyasal maddeleri şöyle açıkladı Formaldehid sıklıkla alerjik deri sorunlarına neden olur Avrupa birliğinde toksik ve karsinojenik madde sınıfında yer alır. En sık tırnak cilası, oje, banyo ürünlerinde bulunurDioxane Saç düzleştirici, sac boyaları, bebe sabunları, nemlendiriciler, içinde bulunur. urün içeriklerinde PEG. XYNOL.. Cetearate; OLeth ibareleri Dioxane içerdiğini gösterirParfümler: Sentetik parfümler 200 ün üzerinde bilinmeyen maddeler içirir. Bu kimyasalları üreticiler çoğunlukla açıklamazlar. Fakat yapılan alışmalarda bu maddelerin önemli çoğunluğunun petrol türevi benzen temelli ürenler olduğunu desteklemektedir. Bu nedenle parfüm veya fragrance yazan ürünler yerine esansiyel yağlar veya doğal parfüm ibaresi olan ürünleri tercih ediniz.haberin ayritilarini sitemizden takip edebilirsiniz

Erkekler Nasil Kadinlar İsterler

14 Mayıs 2015 Yazan  
Kategori kadinca

Erkek nasıl kadın isterler. Aslında kadınların pek çoğu bu tip sorulardan nefret ediyor. kadınların onuru zedeleyen ve kadınları erkekler nezdinde küçük duruma düşüren bu tip sorular her nedense internette sık sık gündeme geliyor. erkekler kadınları eleştiriyor. Evet bunu biliyoruz. Peki ya kadınlar kadınlar erkekleri hiç mi eleştirmiyor. Kadın nasıl erkek ister. Herkes ilk etapta parayı düşündü değil mi O zaman erkek de güzel kadın ister.Çünkü erkekler konusunda da insanın aklına hemen kadının güzelliği ve disiliği geliyor.
Ama yapılan araştırmalar erkeklerin salt güzellik aradığını yalanlıyor. Erkekler güzel kadınlara baksalar da hayatlarındaki kadının sadece güzel olması yetmiyor…
ABD de Pennsylvania Devlet Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre erkeklerin bir kadında aradığı özelliklerin başında esprili olması geliyor.
Araştırma ekibinden Prof. garry chick.Kadının esprili olması onun genç ruhlu olmasının ve doğurganlığının sinyallerinden. Bu nedenle erkekler uzun süreli beraberliklerinde esprili kadınları tercih ediyorlar  dedi.
Araştırmada..En çekici kadın hangisi. sorusunun yanıtları arasında esprili birinci sırayı, eglenceli üçüncü sırayı, şakacı beşinci sırayı alırken fiziksel anlamdaki Cekicilik Cok aşağılarda, Dokuzuncu sırada yer aldı.

Yemeklerden once kahve tüketmemeliyiz

14 Mayıs 2015 Yazan  
Kategori kadinca

Kahveyi yemekten hemen sonra tuketmek demir emilimini olumsuz yonde etkiliyor. Obezite ile ilgili çalısmalar yapan Dr. Fevzi Özgönül konu ile ilgili bilgiler verdi. Demir insan vucudunda toplam 4-5 gr bulunduğu halde çok önemli bir elementtir. demir bagışıklık sisteminin güçlenmesi, sinir iletimi, dokulara oksijen taşınmasından, DNA. RNA ve protein sentezi gibi birçok yaşam için önemli olan enzimin yapım aşamasında görev almaktadır. Bu nedenle demir eksikliği, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda, ergenlik çağında ve kadınlarda hamilelik döneminde ortaya çıkmaktadır. Demir eksikliği halsizlik, çarpıntı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilikk. yorgunluk saç dökülmesi. tırnaklarda çatlamalar ve buna benzer birçok rahatsızlığa sebebiyet verir. Demir eksikliği dünyada çok sık rastlanan bir beslenme sorunudur. Süt çocukları ve büyüme çağındaki çocuklar, gebeler, vejetaryen diyet ile beslenenlerde daha sık eksiklik görülmektedir. Kadınlarda demir depoları daha aza olduğu için hemen hemen her 3 kadından birinde demir eksikliğine bağlı kansızlık şikayeti gorulmektedir. Kadınlarda asırı adet görmeye bağlı aşırı kanama nedeniyle de demir eksikliği görülebilmektedir. Özellikle yiyeceklerin demir içeriğinin az olması ve demirin bağırsaklardan emilmesinin çok güç olması sebebi ile demir eksikliği sık gorulmektedir. Vucudumuzun demir ihtiyacını karşılamada kullanılan en önemli kaynaklar sırasıyla, et, karaciğer, yumurta, pekmez, kuru meyveler ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Demir ihtiyacını en iyi seviyede karşılayacak olan besin karacigerdir..Yemeklerde içilen çay besinden alınan demirin emilimini azaltır. cay, kahve ve kakao icerisinde bulunan bazı maddeler, demir emilimini yarı yarıya azaltır. Bu nedenle yemelerin hemen üzerine içilen çay ve kahveden vazgeçmemiz gerekir. Bünyeye fazla miktarda demir almak damar sertliğine, hücrelerin yaglanmasına ve erken yaşlanmasına da sebep olur. Demir fazlalığı kanser riskini de arttırdığı gibi siroz, şeker hastalığı, halsizlik, iştahsızlık, kalp buyumesi, bulantı, kusma, nefes darlığı gibi rahatsızlıklara da sebebiyet vermektedir. İnsanların günlük alması gereken demir miktarı 10-15 mg’dır. Bebeklerde 1-2 mg, yetişkin erkeklerde 10mg, kadınlarda 20mg, gebeliklerde ise 30-35 mg olarak tavsiye edilir haberin ayrintilarini sitemizden takip edebilirsiniz

Hızlı Kilo Vermenin Yolları

10 Kasım 2014 Yazan  
Kategori kadinca

roka_ed441ec9-313a-460f-aa80-e924edd7f9d2_1

Pakette ve katkı maddesi içeren hazır gıdalar tüketmeyin. ( bisküvi, kek, kurabiye, çikolata, şeker, asitli içecekler, kremalı içecekler)

Günde 2- 3 litre olacak şekilde su içmelisiniz. Çay kahve çok abartmamak şartı ile içebilirsiniz. Ancak her bir fincan çayı ya da kahveyi içmeden önce 1 su bardağı su içmelisiniz.

Her öğünde bol miktarda çiğ sebze yemelisiniz. ( bu mevsimde en sağlıklı sebzeler mevsiminde olan; roka, maydanoz, dereotu, kıvırcık, göbek, havuç, turp, lahana vb. )

Her sabah 1 avuç maydanoz yiyin.

Her gün 1 adet elma + 2 adet mandalina yiyin.

Salata ve çiğ sebzelerinizi yerken üzerine mutlaka zeytinyağı ilave edin. Ayrıca taze limon suyu ve nar ekşisi ilave edebilirsiniz.

1,5- 2 saat arayla günde 8 öğün beslenin. Böylece metabolizmanızı besinlerin termik etkisinden de yararlanarak maksimum hızda çalıştırmış olursunuz.

Ara öğünlerde ve ana öğünlerde, her gün 2- 3 bardak süt veya yoğurt tüketerek kalsiyum alımını arttırın. Düzenli olarak doğal yiyeceklerin yapısından alınan kalsiyum ödemi azaltıp, metabolizmanıza ivme katar. Ve hızlı kilo vermenizde destekçiniz olur.

Tabana kuvvet yürüyün. Her gün, gün içerisinde istediğiniz saatte en az 30 dakika yürüyüş yapın. Kendinizi aşırı yorup hırpalamamak şartı ile, ne kadar çok yürürseniz o kadar çok incelirsiniz.

1 saatten uzun hareketsiz hep oturur vaziyette kalmayın. 2-3 dakikalık da olsa dolanın.

Yetersiz ve düzensiz uyku metabolizmanızı yavaşlatıp kilo almanızı kolaylaştırır. Buna meydan vermemek için yeterli uykuya özen gösterin.

Son 1 hafta uygulayacağınız örnek diyet

Sabah = 1 adet yumurta +1 dilim tam buğday ekmeği+ 1 avuç yeşillik (maydanoz, tere, roka, dereotu vb.)

Ara öğün = 4-5 adet tam ceviz

Ara öğün = 1- 2 adet mandalina

Öğlen = 1 tabak az yağlı pişmiş sebze yemeği +1 su barağı yoğurt

1-2 dilim tam buğday ekmeği + bol çiğ sebze

Ara öğün = 1 su bardağı süt veya yoğurt

Ara öğün =  Küçük bir avuç fındık- badem

1 adet elma ( kabuğunu soymadan tüketin)

1 fincan taze limon suyu ilave edilmiş siyah çay

1 fincan taze limon suyu ilave edilmiş siyah çay Akşam

1 adet orta boy balık veya 1 porsiyon et ızgara

1 adet orta boy haşlanmış patates + bol salata ( az zeytinyağı ilaveli)

Ara öğün

1 su bardağı süt + 1 kaşığı taze zencefil rendesi =(1 tatlı kaşığı kuru zencefil)

Yatmadan önce

1 adet havuç, 1 adet turpu katı meyve sıkacağında sıkıp için.

Tepeden tırnağa sonbahar bakımı

10 Kasım 2014 Yazan  
Kategori kadinca

tepeden-tirnaga-sonbahar-bakimi-4854248

Güneşli saatlerden geriye kurumuş ve lekeli bir cilt, abur cubur yemeden kaynaklı kilolar, yıpranan saçlar kaldı.

Yeniden takım elbise giyme, form tutma ve canlanma vakti geldi. Tepeden tırnağa sonbahara hazırlanmaya ne dersiniz?
Önce eller…
Son yıllarda yüzünden önce ellerine özen gösteren kadınların ve hatta erkeklerin sayısı giderek artıyor. Şu anlaşılmıştır ki eller yüzümüze göre ya da vücudumuzun güneş görmeyen bölgelerine göre daha hızlı yaşlanmakta; belirgin olarak nemsiz ve lekelenme problemleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Sıvı sabunların kullanımının artması ve kışın soğuğa maruz kalınması ellerde savunma kalkanlarımızı ortadan kaldırmakta pullu hassas bir deriye dönüşümlerini kaçınılmaz kılmaktadır. Aynı sebepten ellerde lekelenme problemleri daha kolay oluşmaktadır. Polikliniğimize lekelerini gidermem için başvuruda bulunan hastalarımın % 60 inin kadın % 40’nın ise erkek olduğunu söyleyebilirim. Çoğu hastamın lekelerle uğraşmam gereken ayların kış ayları olduğunun bilincinde olduğunu söyleyebilirim. Ancak şu dönemde güneş yavaş yavaş etkisini azaltmaya başladığında bizlere başvuran hasta sayısı oldukça fazla ve bu konuda sıklıkla q anahtarlı Nd: YAG lazerleri(revlite-medlite) ve fraxel lazeri bir kaç seans olacak şekilde kullanarak yepyeni lekesiz bir Deri elde edebilmemiz mümkün. Bu yöntemlerle hem lekeler giderilebilmekte hem ciltteki ince kırışıklıklar azaltılabilmekte hem de yaz aylarında eski lekelerin daha da büyük lekelere dönüşmesi engellenebilmektedir.
Ayaklar için en sağlıklı çözüm: profesyonel bakımlar 
Yaz boyu kuruyup yıpranan ayaklarımızı da sonbahara hazırlıyoruz. Kış aylarında kapalı kalacak ve kuruma, nasırlaşma problemlerinin daha sık yaşandığı aylara bakımlı girmemiz sorunların oluşumunu geciktirecektir. Bunun için sıklıkla konsantrasyonu % 20’yi bulan üreli kremler ile bakımlar ve profesyonel ayak bakımları oluşmaya başlamış olan tüm hasarları geriye döndürmeye yetecektir.
Yüzümüzdeki kuruluk ve solukluğu giderelim
Yüzümüz yeniden enerji dolu iş günlerine hazır mı? Yeterince canlı hissediyor muyuz? Bronzluğumuz geçtikçe bir soluklaşma mı hissediyoruz? Cildimiz kurudu mu? Kabalaştı mı?  Eğer bu sıkıntılardan birini ya da birkaçını yaşıyorsanız çok da yalnız değilsiniz. Bu problemler sıklıkla karşıma çıkmaktadır. Temel cilt bakımlarına başlamanız deri tipinize göre profesyonel maske uygulamaları bir an önce gereklidir. Daha deri tipi kalın hastalar için kuvvetli soydurucuların kullanım zamanı artık bitmiş olup stimülasyon peelinglerinden güvenli bir şekilde kullanımı devreye girebilir.
PRP ile saç kayıplarını önleyebilir, mevcut saçlarınızı güçlendirebilirsiniz
 Saçlarımız yaz aylarında güneş, havuz ve sık yapılan işlemler ve saça sürülen kozmetikler dolayısıyla dökülme problemi yaşayabilmektedir. Bu dönemde sıklıkla PRP uygulaması imdadımıza yetişebilecektir. PRP son dönemlerde adından sıklıkla bahsettiren haklı bir popülariteye sahip bir tedavi yöntemidir. Saç köklerinde tutunmayı artırıcı ve tekrarlayan seanslarla saç kalitesinde düzelmeyi sağlayabilen zengin bir içeriğe sahiptir. En güzel yanı da bu malzemenin tamamen kişinin kendi kanından elde edilmesidir.
Basen ve bacakları forma sokalım
Yaz aylarında yeme alışkanlıklarımız sıklıkla değişmektedir. Daha fazla abur cubur tüketme, öğün atlama kaçınılmaz olmaktadır. Yine ayni tatil modumuz sebebiyle spor yapmaya daha az vakit ayırıyoruz. Sonbaharda iş hayatı ve yeniden başlayan sosyal hayatımızla bu değişiklikleri bir an önce geriye döndürmemiz gerektiği konusunda çoğumuz daha kararlı bir sürece giriyoruz. Bu noktada sıklıkla basen ve bacaklarda oluşmaya başlamış gevşek deri görünümünü ve portakal kabuğu görüntüsünü gidermek amacıyla velashape veya thermage gibi radyofrekans yöntemlerinden başarıyla faydalanmaktayız. Deri altında hasar görmüş kollajen lifleri yenilemek selülit görüntüsünü de derideki kendini bırakmış görünümü geriye döndürebilmektedir.
Göbek ve bel çevresini Zeltiq’le ameliyat yapılmaksızın inceltebiliriz 
Bölgesel yağlanma konusunda son yıllardaki en etkili ameliyatsız yöntem Zeltiq olup yaklaşık 1 saatlik bir soğutma işlemiyle deri altı yağ dokusunda doğal bir yıkım sağlanabilmekte ve bölgedeki yağ toplamaya meyil kalıcı bir şekilde giderilebilmektedir.
Slim Up’la gevşemiş kolları toparlayabiliriz.
Kollar için yapabileceklerimiz de mevcuttur. Pilates bence kaçınılmaz olarak hayatımıza girmeli ve su içmek kadar spor alışkanlığımızın çok önemli olduğu artık anlaşılmalıdır. Ancak bazı geriye dönüşü oldukça çetrefilli alanlardan biri olan kollarda gevşeme hafif yağlanma gibi problemler için sıklıkla destek toparlamalara ihtiyaç duyuyoruz. Bu toparlama için en çok destek aldığımız yöntem; elektrodlarla kaslarını çalıştıran slim up yöntemidir. Bu yöntem kadın yada erkek sıklıkla kullanılan bir yöntemdir ve şekillendirmeyi hızlıca gözlemlemek mümkün olmaktadır.

Bitki çayları ile kışın ev ilacınızı hazırlayın

10 Kasım 2014 Yazan  
Kategori kadinca

bitki-caylari-ile-kisin-ev-ilacinizi-hazirlayin--4877400

Türk Fitoterapi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ekrem Sezik, kış mevsimi yaklaşırken hastalıkların ve rahatsızlıkların belirtilerini azaltarak, vücudumuzu rahatlatacak basit ama yararlı formüller öneriyor.

Sezik, bitki çaylarının yer aldığı “ev ilacı” olarak adlandırdığı bu karışımların yapılışında, bilinen firmaların gerekli analizleri yapılmış poşet çaylarının kullanmasını tavsiye ediyor.
Türk Fitoterapi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ekrem Sezik, çeşitli nedenlerle yaşanan rahatsızlıkların belirtilerini azaltmaya yardımcı olacak öneriler sunuyor. Sezik, “ev ilacı” olarak adlandırdığı basit ama yararlı tariflerle ilgili şu bilgileri veriyor:
“Nezle, soğuk algınlığı, organik bir sebebe dayanmayan uykusuzluk, yemek sonrası rahatlama isteği her zaman karşılaşılan rahatsızlıklardır. Bu gibi durumlarda belirtileri azaltıp kişileri rahatlatacak basit bitkisel formüllere ben ‘ev ilacı’ diyorum.”
“Ev ilaçlarının” formüllerini tarif ederken, eczacılıkta ilaç yaparken kullanılan gram, ml gibi ölçüleri değil, tane, tutam, poşet, kaşık vb. ölçüleri anlatacağını belirten Ekrem Sezik sözlerine şöyle devam ediyor: “Ev ilacı bunlar… Ama kullanacağınız bitkilerin hijyenik şartlarda hazırlanmış, çuvallarda saklanmayan, kaç yıllık olduğu belli ürünler olduğuna dikkat etmelisiniz. Herhalde aktarları kastettiğimi anladınız. Sağlığınız için kullandığınız bitki zararlı olabilir. Dolayısıyla, öncelikle bilinen firmaların, gerekli analizleri yapılmış poşet çaylarını kullanmanızı tavsiye ediyorum. Kalite için bu kadar yeterli! Evde kolayca hazırlanabilecek birkaç ‘ev ilacının’ yapılışını tarif edelim.”
“EV İLACI” TARİFLERİ 
Kış Çayı
Ihlamur (1 poşet), papatya (1 poşet), adaçayı (1 poşet), karanfil (4-5 adet), tane karabiber (4-5 adet), zencefil (2-3 ince dilim), bir tutam kekik ve orta boy bir elmanın kalın soyulmuş kabuğunu en az yarım litre sıvı alabilecek bir cam kanaya veya porselen demliğe koyunuz. Parça iyi kalite tarçın varsa, küçük bir kabuk parçası da ilâve edilebilir. Üzerine 5 su bardağı kaynar su ilâve edip 15-20 dakika kadar çay gibi demleyiniz. Süzüp içiniz. Tatlandırıcı olarak fincanınıza 1-2 kaşık bal ilâve edebilirsiniz. Bu çayı, göğüs yumuşatıcı, balgam söktürücü ve rahatlatıcı olarak kullanabilirsiniz.
Gargara
Porselen bir kupaya 1 poşet adaçayı (çok iyi kaliteli bitki hatta kendi topladığınız da olabilir) koyunuz. Üzerine kaynar su ilâve edip 10 dakika kadar bekletiniz, adaçayını çıkarıp bu sıvı ile gargara yapınız. Gargara yaptıktan sonra en az 1 saat herhangi bir şey yiyip içmeyiniz. Aynı şekilde taze hazırlanmış sıvı ile günde 5-6 defa gargara yapabilirsiniz. Boğaz Ağrı ve yanmasına iyi geldiğini göreceksiniz. Çünkü adaçayının antimikrobiyal ve antiviral etkisi var.
Buğu
Küçük bir tencereye kaynar su koyup, üzerine 1 çay kaşığı okaliptus, 1 çay kaşığı da kekik yağı ilâve ediniz. Başınızın üzerini hemen büyükçe bir havlu ile kapatıp, 5 dakika kadar ağız ve burundan nefes alınız. Günde 2-3 defa yapabilirsiniz. Hem buharın hem de uçucu yağların etkisiyle daha rahat nefes alacaksınız. Yağların kaliteli olmasına dikkat ediniz. Eğer uçucu yağ yoksa, kaynar suyun üzerine nane yaprağı, kekik atıp çıkan kokulu buharlardan benzer şekilde yararlanabilirsiniz.

Cildin yaşlanmasına engel olabilirsiniz

10 Kasım 2014 Yazan  
Kategori kadinca

cildin-yaslanmasina-engel-olabilirsiniz-4913430

Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Oya Ermiş, cilt gençleştirme uygulamaları hakkında bilgi verdi.

Güneşli, yağmurlu, karlı, rüzgarlı, kuru veya rutubetli hava değişimlerinin tam ortasında kalan cilt, diğer organlardan farklı olarak sadece içten değil dıştan da yaşlanıyor. Bu değişimlere hava kirliliği, fabrika dumanları, endüstriyel buharlar, sigara, egzoz gazları da eklendiğinde cildin yıpranma süreci hızlanıyor.

Çevresel faktörlerden olumsuz etkilenen cildin yaşlanmasını durdurmak, cilde genç ve sağlıklı görünüm kazandırmak bazı uygulamalar ile mümkün.

Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Oya Ermiş, cilt gençleştirme uygulamaları hakkında bilgi verdi.

Ciltte yaşlılık belirtilerine dikkat

Yaşlanmış cilt kurur, pullanır ve kalınlaşır. Ciltte çiller, güneş lekeleri, damarlar ortaya çıkar. İleri yaşlarda yaşlılık lekeleri belirir. Alında, kaş arasında ve yanaklarda mimik çizgileri kendini gösterir. Özellikle göz çevresinde ince çizgiler ve kırışıklıklar; dudak üzerinde çizgiler ortaya çıkar. Ayrıca ciltte morarmalar ve kanamalar daha kolay oluşur. Yaşlanmış bir cilde ait bu görüntüler; PRP, lazer, peeling, mezolifting ve roller gibi yöntemlerle ortadan kaldırılabilir.

“Gençlik Aşı”nız kendi kanınızda

Kişinin kendi kanının yine kendi vücuduna enjekte edilmesiyle gençleşmeyi sağlayan PRP yöntemi kozmetik dermatolojide ortalama 2-4 hafta aralıklar ile yapılan 3-4 seanslık uygulamadır. Vücuda herhangi yabancı madde veya ilaç vermeden tamamen doğal bir gençleşme sağlar. PRP sayesinde ilk seanslardan itibaren öncelikle cildin kuru ve mat görünümünde düzelme başlar. Takip eden uygulamalar ile kırışıklarda hafifleme, cildin elastikiyetinde artma gözlenir.

Cilt sorunlarına lazer tedavisi

Güzellik ve estetik kaygılarına yol açan güneş lekeleri, doğumsal lekeler ve çiller, dövmeler, yara ve sivilce izleri, doğum ya da kilo alıp verme sonrası oluşan çatlaklar, kırışıklıklar, istenmeyen tüyler, deride gevşeme ve sarkmalar lazer dokunuşları sayesinde başarı ile tedavi edilebilmektedir.

“Peeling” uygulaması ile yeni ve daha sağlıklı bir cilt

Derideki yaşlanma belirtilerini engellemek için kullanılan profesyonel yöntemler arasında “peeling” (“soyma”) ve “mikrodermabrazyon” (mekanik cilt soyma yöntemi) işlemleri de öne çıkmaktadır. Peeling işlemi değişik derinliklerde soyulma sağlayan farklı kimyasal ajanlarla yapılır. Derideki yaşlanma belirtilerinin oluşmasını azaltan peeling uygulaması için en uygun mevsim kış aylarıdır.

Doğal yaşlanma sürecini önlemede “Mezolifting”

Yaşlanmayı önlemek için kullanılan kremler daha çok derinin üst tabakasını etkiler. Ancak cildin asıl destek görevini yapan, canlılığını sağlayan ve kozmetik açıdan temel işlevini sağlayan ise “dermiş” denilen alt tabakadır. Mezolifting (mezoterapi) tedavisi, yüz, boyun, dekolte bölgesindeki kırışıklıklar için A, C, E vitaminlerinin, derinin bağ dokusunda bulunan su tutma kapasitesine sahip destek ve gerginliği sağlayan hiyalüronik asitin enjeksiyon şeklinde mikropuntur yöntemiyle çok ince uçlu iğneler kullanarak deri içine uygulanma işlemidir.

Cilteki tüm sorunlar için Dermapen (Roller) uygulaması

Dermapen tedavisi üzerinde belli sayıda ve uzunlukta iğneleri olan tıbbi bir alet ile cilt üzerinde mikrokanallar açılma yöntemidir. Bu mikrokanallar deri tarafından yara gibi algılandığından deri kendi içindeki büyüme faktörlerini harekete geçirerek cildin yara tamir mekanizmalarını çalıştırır. Oysa gerçek anlamda ortamda yara olmadığından üretilen kolojen, hiyalüronik asit ve kırışıklık giderici etki yaratacak şekilde fayda sağlar. Bu yöntem kırışıklık gidermesinin yanı sıra, hafif, orta derecede çukurluk şeklindeki akne izleri, yanık izleri, cilt lekeleri, göz çevresi kırışıklıkları ve gözaltı morlukları tedavisinde uygulanır.

Birden fazla yöntem bir arada kullanılmalı

Yaşa bağlı oluşan renk değişikliği, kırışıklık ve sarkmaların tümünün tek bir yöntemle giderilmesi mümkün olmayabilir. Çoğunlukla birden fazla yöntemin bir arada kullanılması daha etkili olmaktadır. Özellikle hafif ve orta düzeydeki yaşlanma belirtilerinin giderilmesinde, biraz daha derin soyulma sağlayan, kimyasal ve mekanik cilt soyma işlemleri, lazerler, PRP ve roller uygulamaları iyi birer seçenektir.

Kadınların Kurtarıcısı Organik Kalıcı Makyaj

10 Kasım 2014 Yazan  
Kategori kadinca

kadinlarin-kurtarici-organik-kalici-makyaj-4925661

Sabah trafiği, işe yetişme telaşı, güzel görünme derdi derken, iş kadınlarının makyaj için harcadıkları zaman kaybıartık ortadan kalkıyor.“Organik Kalıcı Makyaj”yaptırmak, iş kadınlarına kalıcı güzellik sagliyor.

Günümüzde bakımlı ve güzel görünmek isteyen,kontak lens, gözlük kullanan, makyajsız kendini solgun hisseden, aktif spor yapan, makyaj yaptığında gözleri sulanan ve makyaj yapmaya vakit bulamayan birçok kadınıntercihi organik kalıcı makyaj oluyor.  Güne bakımlı ve güzel uyanmak isteyen, acil bir toplantı ya da görüşme çıktığında makyaj yapmaya vakti olmayanlar için bitkilerden elde edilen boyların kullanıldığı kalıcı makyaj, kadınların kurtarıcı niteliğinde.

Bitkilerden Elde Edilen Boyalar Kullanıldığı İçin Alerji Riski

Türkiye’de ilk kez kalıcı makyaj eğitimleri veren, Makeup Academy Türkiye’nin kurucusu Makyaj Uzmanı Erdal Bektaş, güneşe karşı alerjisi olanların, elleri titreyenlerin, göz düşüklüğü olan kişilerin ve iş kadınlarının kalıcı makyaj yaptırması gerektiğini belirterek, özellikle tavsiye ettiklerini söyledi. Kalıcı makyajın, kaş, dudak ve göz bölgelerinde daha çok tercih edildiğini dile getirerek,güvenilir ve sağlıklı bir yöntem olduğunu vurguladı. Doğal, antialerjik boyalarla ve steril iğneler kullanılarak gerçekleştirildiğini ve alerji riski taşımadığını belirtti.

Uzman Ellerde Hijyenik Ortamda Yapılması Şart

Makyaj Uzmanı Erdal Bektaş, yataktan kalkınca kendini güzel hissetmek isteyen kişilerin yanı sıra, makyaj yapmak, makyaj silmek sıkıntısına son veren bir uygulama olduğunu söyleyerek; “Kimi kadınlar sırf zamansızlıktan ya da üşendikleri için makyajlarını silmiyor ve üzerine makyaj yaparak birçok hastalığa da davetiye çıkarıyor. Göz hastalıklarından korunmak için düzenli temizlik yapmaları ve hijyene önem vermeleri gerekiyor” dedi. Bektaş, Kalıcı makyaj yaptıracak kişilerin sertifa sahibi olan deneyimli ve hijyenik kurallara eksik uyan uzman ellerde bu işlemi yaptırmasını önemle tavsiye etti.

Sonraki yazılar »


Gazete oku